Friday, July 1, 2011
ISTANBUL – Hürriyet Daily News
Syriac Christians hailing from many countries will gather for a liturgy Sunday in the historical Mor Petrus-Mor Paulus Church in the Eastern province of Adıyaman, celebrating the opening of a newly constructed rectory for the metropolitan clergy.
The liturgy will be attended by scores of Syriac Christians not only from across Turkey, but also from Germany, Norway, Sweden, Holland and the U.S. where many Syriacs had emigrated to in the past. Laki Vingas, a member of the Council of the Foundations General Directorate, will also be present at the ceremony.
The liturgy will be conducted by Melki Ürek, the Metropolitan Bishop of Adıyaman and the surrounding provinces, in the historical Syriac church which was named after saints Peter and Paul, two of Jesus’s 12 apostles.
The church had been in ruins until it was renovated with permission from the Adana Council of Monuments. The new rectory was also constructed after many years of struggling until a permit could be obtained. The funding for the renovation of the church and the construction of the building was provided by donations of Syriac Christians both from Turkey as well as from abroad to the Mor Petrus-Mor Paulus Church Maintenance Repair and Sustenance Association.
The Mor Petrus-Mor Paulus Church was built on the same ground as the centuries old St Virgin Mary Church (Azize Meryem Ana Kilisesi), which collapsed in 1883.
Online Journal über die Syrisch-Orthodoxe Kirche, Syrische Studien und Aramäer / www.suryoyo-online.org
Sonntag, 3. Juli 2011
Süryaniler Adıyaman'da bir araya geldi
Radikal, 03/07/2011 17:12
Adıyaman'daki Süryani Kadim Cemaati'ne ait Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi, 18 aydır devam eden restorasyon çalışmalarının ardından "büyük ayin" ile açıldı.
Süryaniler Adıyaman'da bir araya geldi
13. Süryani Kadim Cemaati Büyük Ayini, dünyanın birçok ülkesinden ve Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden Süryanilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Yusuf Çetin, Suriye Halep Metropoliti Hanna İbrahim, Adıyaman Mor Petrus-Mor Pavlus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek'in yönettiği ayinde, kilise korosu ilahiler okudu, Süryaniler dua etti, mum yaktı.
Patrik Vekili Metropolit Çetin, ayinin sonunda yaptığı konuşmada, yıllardır kilisenin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen “büyük ayin”de, Adıyaman'da doğmuş, büyümüş ve bu şehirden göç etmiş cemaatlerinin bir araya geldiğini söyledi. Cemaatin kendi topraklarını görmekten mutlu olduğunu ifade eden Çetin, her gelişlerinde Adıyaman'ı biraz daha gelişmiş bulmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Yusuf Çetin,şöyle konuştu:
“1999'dan bu yana İstanbul, Ankara ve İzmir Süryani Ortodoks Kilisesi Ruhani Lideri olarak kilisemizin gününde Mor Petrus ve Mor Paulus bayramında cemaatimle beraber Adıyaman'a geliyorum ve törene katılıyorum. Bu sene tekrar İstanbul'dan olsun, Güneydoğudan olsun, Türkiye'nin birçok bölgesinden ve özellikle yurt dışından ve Avrupa ülkelerinden İsveç'ten, Amerika'dan, Arap ülkelerinden hatta Avustralya'dan bile gelenler var. Bu bizde kutsal bir gelenektir ve 2 bin senedir böyle devam ediyor. Kilisenin gününde imanlılar ayine katılırlar. O Aziz'in ya da inancı uğruna şehit olmuş kişinin dualarla şefaatini beklerler.
Bizim ülkemiz çok güçlü bir ülke ve çok hassas bir dönemden geçiyor. Demokrasi yolunda ilerliyor. Dua ve temennimiz günden güne ülkemizin daha güçlü olması ve esenlik içinde yaşaması. Devlet büyüklerimize Allah yardımcı olsun. Biz Süryani toplumu olarak her zaman her yerde bulunduğumuz toplumun ve ülkenin yasalarına ve devlet büyüklerine saygılıyız. Ve o ülkede yaşayan tüm insanları seviyoruz. O ülkenin birlik ve beraberliği için gelişmesi için her zaman duacıyız.”
50 YIL SONRA GELDİ
Adıyaman, Malatya, Kahta, Gerger, Şanlıurfa ve Mezopotamya'da Süryanilerin çok eski ve zengin bir geçmişi olduğunu kaydeden Çetin, bu bölgede çok büyük din ve bilim adamlarının yetiştiğini, kiliselerin ve manastırların olduğunu hatta binlerce rahibin bu manastırlarda yaşadığını, ancak göç nedeniyle çoğunun yurt dışına gittiğini dile getirdi.
Adıyaman Mor Petrus-Mor Pavlus Kilisesi Metropoliti Ürek de ayinin kendileri için en üst düzeydeki manevi icraat olduğunu ifade etti. ABD'de yaşayan Adıyamanlı Süryanilerden Mari Kaçolla ise “Çok sevinçli ve mutluyum. Bugün çok güzel şeyler oldu. 50 yıldır Amerika'da yaşıyorum ve sırf bugünü görmek için geldim buralara. Çünkü doğduğum yerlerin özlemini hep çektim. Eski dostlarımı ve arkadaşlarımı gördüm. Allah herkese bunları nasip etsin” dedi.
Ayinin ardından Yusuf Çetin, Adıyaman Valisi Ramazan Sodan, Belediye Başkanı Necip Büyükaslan, Suriye Halep Metropoliti Hanna İbrahim, yeni yapılan Metropolitlik binasını, kilise korosunun okuduğu ilahiler eşliğinde açtılar. Ayine, ABD Adana Konsolosu Daria Darnell, Emniyet Müdürü Mehmet Bilici, İl Müftüsü Mehmet Şahin, sivil toplum örgütü temsilcileri, Adıyamanlılar ve çok sayıda davetli katıldı. (AA)
SON OLARAK ADIYAMAN'DA SÜRYANİ KİLİSESİ RESTORE EDİLDİ
Türkiye genelinde son 8 yılda onlarca kilise restore edilip ibadete açılırken 30 binin üzerinde de kilise ev açıldı. Buna karşın bin 711 Kur'un Kursu'nun kapısına kilit vuruldu.
8sutun - Samsat Ajans, 1.7.2011
Yıkılmış, harap olmuş veya onarım gerektiren mabetler, AB Uyum Yasaları çerçevesinde hızla restore edilerek ibadete açılıyor. Bunun yanı sıra AB uyum yasaları çerçevesinde yapılan kanun değişikliği ile başlatılan ibadethane açma serbestliğinden dolayı Hristiyan misyonerler faaliyetlerini daha da yaygınlaştırdı. Yasanın çıkmasından bu yana Türkiye'de 30 binden fazla kilise ev açıldığı belirtiliyor.
KİLİSELER AÇILIRKEN KUR'AN KURSLARI KAPATILIYOR
Diyanet İşleri Başkanılığı'nın verilerine göre ise 2010 yılı itibariyle Türkiye genelinde kapatılan Kur'an kursu sayısı bin 711.
MEDRESELER EĞELENCE MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
AB Uyum Yasaları çerçevesinde restore edilerek ibadete hazır hale getirilen kilise ve havralar sadece açılışlarının yapıldığı gün dolup taşarken, diğer günlerde cemaatsizlik nedeniyle boş kalıyorlar. Açılışa gelenler ise genellik yurt dışından özel olarak getiriliyor. Buna karşın Selçuklu ve Osmanlı'dan kalma medreseler ise eğlence merkezlerine dönüştürülüyor.
SON OLARAK ADIYAMAN'DA SÜRYANİ KİLİSESİ RESTORE EDİLDİ
Adıyaman Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi’nin 18 aydır devam eden koruma ve restorasyon işlemleri sona erdi.
Süryani Kadim Cemaatine ait Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi pazar (3 Temmuz 2011) günü düzenlenen büyük ayin ile açılacak.
Bu yıl 13. Süryani Kadim Cemaati'nin büyük ayininin, Adıyaman'da geniş katılımla gerçekleştirilmesi bekleniyor. Mor Petrus Mor Pavlus Kilisesi'nin kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen büyük ayine İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere Almanya, Norveç, İsveç, Hollanda, Amerika ve birçok yerden Adıyaman’dan çeşitli nedenle ayrılmış olan Süryanilerin katılması bekleniyor. Adıyaman, Şanlıurfa, Malatya, Hatay, Mersin ve Elazığ bölgesinden sorumlu Adıyaman Mor Petrus-Mor Pavlus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek, uzun bir aradan sonra gerçekleştirilen Kilisenin restorasyonu ve Metropolitlik binasının yapımı ve çevre düzenlemeleriyle yeniden eskisi cemaatimize hizmet vermeye devam edeceğini söyledi.
METROPOLİTİN SEVİNCİ
Her yıl geleneksel olarak 29 Haziranda gerçekleştirilen Adıyaman Süryani Kadim Cemaatine ait Mor Petrus-Mor Paulus kilisenin kuruluş yıl dönümü ayininin bu yıl restorasyon çalışmaları nedeniyle 3 Temmuz 2011 Pazar gününe ertelendiğini belirten Adıyaman, Şanlıurfa, Malatya, Hatay, Mersin ve Elazığ bölgesinden sorumlu Adıyaman Mor Petrus-Mor Pavlus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek, kilisede yapılan çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Adıyaman metropolitliği bugünkü konumuyla Mot Petrus ve Mor Paulus kilisesi 1883 de kuruldu. Daha önce yıkılan Meryem Ana kilisesi üzerine kurulan bir kilisedir. Çok eski tarihi vardır. Bu kilise elbette aktiftir. 1984 yıllarına Adıyaman’daki Süryani Kadim Cemaatine hizmet veren kilisemiz bir süre Metropolit olmadığı için kapalı kaldı ancak o dönemde buranın ruhanisi cemaat dağılınca kendileri de Adıyaman’dan gitti. Böylece kilise 15 yıl kapalı kaldı. 2001’de bu kilise tekrar açıldı. Buraya geldiğimde kilisenin genel durumu pekiyi değildi. Tadilat görmesi gerekiyordu. Restorasyon projelerini kurumlara sundum. Adana Anıtlar Kurulu bölge müdürlüğü bize restorasyonla ilgili proje onayladı. Bu şekilde kiliseyi iç dokuya göre restore ettik. Daha sonra burası metropolitlik konumuna gelmiştir. 1925’te vefat eden en son metropolitten sonra metropolitlik olmamış. Böylece biz 2002’den başlayarak 2010’a kadar restorasyon peşindeydik. Çok uğraştık. Sağolsun şimdiki hükümet bize bu fırsatı verdi. 1,5 sene sonra aldığımız onayın ardından kilise yenilendi. Güçlendirme gündemdedir. Tanrı dilerse 3 Temmuz 2011’de kilisemizin açılışı yapılacaktır. Yani bu demek oluyor ki avlu ve bina restore edildi. Bizim insanımız buraya gelip tekrar buluşacağız. İyi olmasını diliyorum. Adıyaman yerel yönetimini de davet ettik.”
Adıyaman'daki Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesinin restorasyon çalışmalarının tamamlandığı bildirildi
ADIYAMAN'DAKİ MOR PETRUS-MOR PAULUS KİLİSESİNİN RESTORASYON ÇALIŞMALARI - KİLİSE, 18 AYDIR DEVAM EDEN RESTORASYON ÇALIŞMALARI SONRASINDA 3 TEMMUZ'DA YAPILACAK BÜYÜK AYİNLE AÇILACAK
Adıyaman'daki Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesinin restorasyon çalışmalarının tamamlandığı bildirildi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Süryani Kadim Cemaatine ait Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi, 18 aydır devam eden koruma ve restorasyon çalışmalarının ardından 3 Temmuz'da gerçekleştirilecek büyük ayinle açılacak.
Kilisenin kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenecek ayine, İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere Almanya, Norveç, İsveç, Hollanda ve Amerika'dan da Süryanilerin katılımı bekleniyor.
Adıyaman Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek, yaptığı açıklamada, her yıl geleneksel olarak 29 Haziran'da gerçekleştirilen kilisenin kuruluş yıl dönümü ayininin bu yıl restorasyon çalışmaları nedeniyle 3 Temmuz Pazar gününe ertelendiğini söyledi.
Kilisenin daha önce yıkılan Meryem Ana Kilisesi üzerine 1883'de kurulduğunu ve metropolit olmadığı için bir süre kapalı kaldığını dile getiren Ürek, şöyle konuştu:
"Kilise 15 yıl kapalı kaldı. 2001'de kilise tekrar açıldı. Buraya geldiğimde kilisenin genel durumu pekiyi değildi. Tadilat görmesi gerekiyordu. Restorasyon projelerini kurumlara sundum. Adana Anıtlar Kurulu Bölge Müdürlüğü restorasyonla ilgili projeyi onayladı. Bu şekilde kiliseyi iç dokuya göre restore ettik. Sağ olsun şimdiki hükümet bize bu fırsatı verdi. 1,5 sene sonra aldığımız onayın ardından kilise yenilendi. 3 Temmuz 2011'de kilisemizin açılışı yapılacak. Bizim insanımız buraya gelip tekrar buluşacak. İyi olmasını diliyorum.
3 Temmuz'da yapılacak ayinle kilisenin kuruluşunu, Türkiye'nin çeşitli illerinde ve yurt dışında yaşayan Adıyamanlı Süryani kardeşlerimizin katılımıyla kutlayacağız. Yıllardır buradan çeşitli nedenlerle giden ancak kilisenin kuruluş yıl dönümünde burada bir araya gelerek yaşadıkları yerleri ve eski dostlarını da görme fırsatı bulan cemaatimiz, ayinde barış, huzur, sevgi ve kardeşlik için dua edecek."
Hazreti İsa'nın Mor Petrus ve Mor Paulus adlı iki havarisinin adıyla anılan Adıyaman'daki kilise, Adıyaman Süryani Kadim Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi Bakım Onarım ve Yaşatma Derneği tarafından toplanan bağışlar ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ve yurt dışında yaşayan Adıyamanlı Süryanilerin desteğiyle restore edildi.
haber3.com / 30.06.2011 21:57
Adıyaman'daki Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesinin restorasyon çalışmalarının tamamlandığı bildirildi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Süryani Kadim Cemaatine ait Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi, 18 aydır devam eden koruma ve restorasyon çalışmalarının ardından 3 Temmuz'da gerçekleştirilecek büyük ayinle açılacak.
Kilisenin kuruluş yıl dönümü nedeniyle düzenlenecek ayine, İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere Almanya, Norveç, İsveç, Hollanda ve Amerika'dan da Süryanilerin katılımı bekleniyor.
Adıyaman Mor Petrus-Mor Paulus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek, yaptığı açıklamada, her yıl geleneksel olarak 29 Haziran'da gerçekleştirilen kilisenin kuruluş yıl dönümü ayininin bu yıl restorasyon çalışmaları nedeniyle 3 Temmuz Pazar gününe ertelendiğini söyledi.
Kilisenin daha önce yıkılan Meryem Ana Kilisesi üzerine 1883'de kurulduğunu ve metropolit olmadığı için bir süre kapalı kaldığını dile getiren Ürek, şöyle konuştu:
"Kilise 15 yıl kapalı kaldı. 2001'de kilise tekrar açıldı. Buraya geldiğimde kilisenin genel durumu pekiyi değildi. Tadilat görmesi gerekiyordu. Restorasyon projelerini kurumlara sundum. Adana Anıtlar Kurulu Bölge Müdürlüğü restorasyonla ilgili projeyi onayladı. Bu şekilde kiliseyi iç dokuya göre restore ettik. Sağ olsun şimdiki hükümet bize bu fırsatı verdi. 1,5 sene sonra aldığımız onayın ardından kilise yenilendi. 3 Temmuz 2011'de kilisemizin açılışı yapılacak. Bizim insanımız buraya gelip tekrar buluşacak. İyi olmasını diliyorum.
3 Temmuz'da yapılacak ayinle kilisenin kuruluşunu, Türkiye'nin çeşitli illerinde ve yurt dışında yaşayan Adıyamanlı Süryani kardeşlerimizin katılımıyla kutlayacağız. Yıllardır buradan çeşitli nedenlerle giden ancak kilisenin kuruluş yıl dönümünde burada bir araya gelerek yaşadıkları yerleri ve eski dostlarını da görme fırsatı bulan cemaatimiz, ayinde barış, huzur, sevgi ve kardeşlik için dua edecek."
Hazreti İsa'nın Mor Petrus ve Mor Paulus adlı iki havarisinin adıyla anılan Adıyaman'daki kilise, Adıyaman Süryani Kadim Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi Bakım Onarım ve Yaşatma Derneği tarafından toplanan bağışlar ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ve yurt dışında yaşayan Adıyamanlı Süryanilerin desteğiyle restore edildi.
haber3.com / 30.06.2011 21:57
Donnerstag, 30. Juni 2011
Begegnung mit syrisch-orthodoxen Christen
Kennen lernen: Vertreter der Kirchen und der Politik waren der Einladung der syrisch-orthodoxen Gemeinde in Ochsenfurt zu einem Begegnungsabend gefolgt.
Foto: Uschi Merten
Priester glaubt, von Ochsenfurt gehe Segen aus – Rainer Friedrich: Ökumene bedeutet Toleranz
OCHSENFURT.(ume) Sich mit anderen zusammensetzen, sie kennen lernen und gegenseitiges Verständnis entwickeln wollten Mitglieder der syrisch-orthodoxen Kirche in Ochsenfurt, als sie gemeinsam mit CSU-Stadträtin Rosa Behon einen Abend im Gemeinderaum der St. Malke-Kirche einluden.
Viele kamen, vor allem Vertreter der Kirchen – Besim Turan, der die syrisch-orthodoxe Gemeinde in Ochsenfurt leitet, Diakon Sahin Ok, der katholische Pfarrer Oswald Sternagel, der evangelische Pfarrer Friedrich Wagner, Pfarrer Isa Demir, ein Priester der syrisch-orthodoxen Kirche von Antiochien – aber auch Vertreter der Politik: Bürgermeister Rainer Friedrich, Stadträtin Rosa Behon, und George Goriye, ein Aramäer und CSU-Mitglied. Pfarrer Demir sagte, die Begegnung solle Früchte tragen, weil alle einen Gott, einen Jesus und eine Taufe hätten.
Zwischen den Reden hörte das Publikum beeindruckende Gesänge in aramäischer Sprache.
Besim Turan, der Leiter der Gemeinde, Diakon Sahin Ok und George Goriye bedankten sich bei der Stadt Ochsenfurt, die es der syrisch-orthodoxen Gemeinde ermögliche, seit 20 Jahren Gottesdienste in der Kirche St. Malke abzuhalten.
Bürgermeister Friedrich sagte, er fühle sich wohl in der Ökumene, weil sie Toleranz bedeute. Und diie Stadt Ochsenfurt habe sehr viel für die Integration der früheren Gastarbeiter getan.
Die Pfarrer Sternagel und Wagner fühlten sich geehrt von der Einladung. Sternagel, dessen Pfarrhaus sich in der Nähe der St. Malke Kirche befindet, berichtete, manchmal werde er von den liturgischen Gesängen geweckt oder in den Schlaf gewiegt; das sei angenehm. Wagner ließ von Demirs Wort, nach dem von Ochsenfurt Segen ausgeht, sehr beeindrucken.
Stadträtin Rosa Behon berichtete, sie habe vor 15 Jahren erstmals mit der syrisch-orthodoxen Kirche Kontakt gehabt. Die Verbindung sei über die Freundschaft ihres Sohn mit einer syrisch-orthodoxen entstanden; so sie sich mit der Kultur und den Menschen auseinandergesetzt.
Der Abend war gelungen, nur hätten sich manche noch mehr andersgläubige Ochsenfurter dazu gewünscht.
Mehr Bilder finden Sie unter: http//:wuerzburg.mainpost.de
Die Kirche der Aramäer
Die syrisch-orthodoxe Kirche von Antiochien ist eine altorientalische christliche Kirche. Sie ging im dritten Jahrtausend vor Christus aus der aramäisch-sprachigen Bevölkerung hervor, die in Mesopotamien lebte. Die Aramäer bekannten sich sehr früh zum Christentum, so dass ihre Kirchen und Klöster zu den ältesten Gotteshäusern zählen. Aramäisch wird seit mindestens vier Jahrtausenden gesprochen; es gilt als älteste Sprache der Welt. (Jesus Christus soll aramäisch gesprochen haben.) Heute leben etwa 80 000 Aramäer in Deutschland, 15 000 in der Türkei. In Deutschland gibt es 55 syrisch-orthodoxe Pfarrer und über 80 Gottesdienstorte. In Bayern kümmern sich acht Pfarrer um etwa 8000 Gläubige.
mainpost.de/ 30.6.2011
Mittwoch, 29. Juni 2011
Ossarium von einer Kajaphas-Enkelin identifiziert - mit aramäischer Inschrift
Fundsache, Nr. 998 / Knochenkasten identifiziert
Nach drei Jahren gelingt es israelischen Forschern, das Geheimnis eines etwa 2000 Jahre alten Ossariums zu entschlüsseln. Den Untersuchungen zufolge enthielt der Steinbehälter die Gebeine der Enkelin eines jüdischen Priesters. Der soll laut Bibel an der Verurteilung Jesu beteiligt gewesen sein.
Israelische Forscher haben das Ossarium einer Enkelin des jüdischen Hohepriesters Kajaphas identifiziert, der nach biblischer Überlieferung an der Verurteilung Jesu beteiligt war. Die israelische Altertumsbehörde teilt mit, der 2000 Jahre alte steinerne Knochenkasten trage in aramäischer Sprache die Aufschrift: „Miriam Tochter von Jeshua, Sohn des Kajaphas, Priester von Maasiah aus dem Hause Imri.“ Die Forscher der Universitäten Tel Aviv und Bar Ilan hätten den Angaben zufolge die Echtheit des Funds belegt.
Das Ossarium war vor drei Jahren in die Hände der israelischen Altertumsbehörde gelangt. Grabräuber hätten es bei der Plünderung eines antiken jüdischen Grabs aus der Zeit des zweiten jüdischen Tempels (im Jahre 70 zerstört) gefunden, teilt Yoli Shwartz, die Sprecherin des Amtes, mit. Details über den Erwerb vonseiten der Altertumsbehörde wollte sie nicht nennen.
Kasten stammt aus der Heimat Jesu
Ermittlungen hätten ergeben, dass der Knochenkasten aus einer Grabstätte im Tal Elah in der einstigen Judäa stammt. Nach damaligem jüdischen Brauch wurde der Leichnam zunächst normal beigesetzt. Nach etwa einem Jahr wurden die Knochen dann für eine zweite Bestattung eingesammelt und in Ossarien gelegt.
Joseph Kajaphas, jüdischer Hohepriester in den Jahren 18 bis 36, ist eine negative Figur in der christlichen Überlieferung. Nach der Darstellung in den Evangelien war er maßgeblich an der Verurteilung von Jesus Christus beteiligt, der von den Römern gekreuzigt wurde. Der römische Statthalter von Judäa, Valerius Gratus, hatte Kajaphas als Hohepriester bestellt.
Mittwoch, 29. Juni 2011
dpa / n-tv.de
Donnerstag, 23. Juni 2011
Erol Dora bizim vekilimiz değil
Hürriyet, 23 Haziran 2011
Yalçın BAYER
İSVEÇ’ten bir not aldık. Özetleyerek yayınlıyoruz:
“Türkiye’deki haberlerde ‘Mardin’den bağımsız milletvekili seçilen ilk Süryani olan Erol Dora, Türkiye’nin ilk Süryani milletvekili oldu’ deniyor.
Dora, NTV’de canlı yayında BDP’nin kendisine teklif yaptığını ve Süryanilerin de Meclis’te temsilcisi olmasını istedikleri için kendisinin tercih edildiğini belirtiyor. Hatta daha ileri giderek ‘Süryaniler de kendilerini tarih süreci içinde dışlanmış olarak hissetmişlerdir. Süryaniler de yalnız dini bir topluluk değil... Süryaniler bu bölgede 6500 yıllık tarihleri olan yerli bir halktır. Dolayısıyla onların da sıkıntıları var’ diye konuşuyor.
Oysa, Katolik Keldaniler ve Ortodoks Süryaniler ayrı kiliselere bağlıdır.
Kimin ne olduğu bilinmez. Bizim şahıslarla ilgimiz olamaz.
Ancak Şırnaklı olan bu arkadaşın, Süryani olduğuna inanmıyorum. Çünkü biz birbirimizi biliriz ve tanırız.
Bunu öğrenmek isteyenler Süryani Kadim Metropolitliği’ndeki ‘Süryani Kütüğü’nden bu durumu öğrenebilirler.
Süryanileri her platformda devletle karşı karşıya getirecek ve İsveç Asurilerinin desteğini alarak, BDP yandaşları tarafından seçilen bir milletvekili, asla Süryanilerin temsilcisi değildir.
Ve bu icazeti de, Türkiye’deki hiçbir Süryani kendisine vermemiştir. En azından bizim temsilcimiz değildir. Sadece ayrılıkçı bir yapıya sahip olan Mezopotamya Derneği’ne bağlı 40-50 kişinin desteğini almış olabilir ki, bunlarla da Süryanilerin hiçbir teması yoktur.
Unutulmasın devletimiz, daima biz sağduyulu ve vatanperver, ülkesine ve bayrağına saygısı olan Süryani toplumunun ve ruhanilerinin yanındadır, Sorunlarımız olduğunda hemen çözülmektedir.
Başkalarına asla ihtiyacımız olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.”
hurriyet.com.tr
--------- Eine Zusammenfassung -----------
In der türkischen Zeitung Hürriyet wurde eine Gegenstimmung gegen Erol Dora veröffentlicht. Erol Dora wird vorgeworfen, dass er sich im türkischen NTV als Kandidat der Syrer in der Türkei vorgestellt hätte. Es geht weiter, er wurde von assyrischen Organisationen in Schweden gegen die türkische Regierung ins Rennen geschickt. Er gehöre zum "spalterischen" (assyrisch gesinnten) Mesopotamien Verein in Istanbul, der aus 40-50 Personen besteht. Diese Personen hätten keinen Kontakt zu den Syrern (in Istanbul). Die Überschrift lautet: Erol Dora ist nicht der Vertreter von uns (Syrern in der Türkei). – Gabriel Rabo
Yalçın BAYER
İSVEÇ’ten bir not aldık. Özetleyerek yayınlıyoruz:
“Türkiye’deki haberlerde ‘Mardin’den bağımsız milletvekili seçilen ilk Süryani olan Erol Dora, Türkiye’nin ilk Süryani milletvekili oldu’ deniyor.
Dora, NTV’de canlı yayında BDP’nin kendisine teklif yaptığını ve Süryanilerin de Meclis’te temsilcisi olmasını istedikleri için kendisinin tercih edildiğini belirtiyor. Hatta daha ileri giderek ‘Süryaniler de kendilerini tarih süreci içinde dışlanmış olarak hissetmişlerdir. Süryaniler de yalnız dini bir topluluk değil... Süryaniler bu bölgede 6500 yıllık tarihleri olan yerli bir halktır. Dolayısıyla onların da sıkıntıları var’ diye konuşuyor.
Oysa, Katolik Keldaniler ve Ortodoks Süryaniler ayrı kiliselere bağlıdır.
Kimin ne olduğu bilinmez. Bizim şahıslarla ilgimiz olamaz.
Ancak Şırnaklı olan bu arkadaşın, Süryani olduğuna inanmıyorum. Çünkü biz birbirimizi biliriz ve tanırız.
Bunu öğrenmek isteyenler Süryani Kadim Metropolitliği’ndeki ‘Süryani Kütüğü’nden bu durumu öğrenebilirler.
Süryanileri her platformda devletle karşı karşıya getirecek ve İsveç Asurilerinin desteğini alarak, BDP yandaşları tarafından seçilen bir milletvekili, asla Süryanilerin temsilcisi değildir.
Ve bu icazeti de, Türkiye’deki hiçbir Süryani kendisine vermemiştir. En azından bizim temsilcimiz değildir. Sadece ayrılıkçı bir yapıya sahip olan Mezopotamya Derneği’ne bağlı 40-50 kişinin desteğini almış olabilir ki, bunlarla da Süryanilerin hiçbir teması yoktur.
Unutulmasın devletimiz, daima biz sağduyulu ve vatanperver, ülkesine ve bayrağına saygısı olan Süryani toplumunun ve ruhanilerinin yanındadır, Sorunlarımız olduğunda hemen çözülmektedir.
Başkalarına asla ihtiyacımız olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.”
hurriyet.com.tr
--------- Eine Zusammenfassung -----------
In der türkischen Zeitung Hürriyet wurde eine Gegenstimmung gegen Erol Dora veröffentlicht. Erol Dora wird vorgeworfen, dass er sich im türkischen NTV als Kandidat der Syrer in der Türkei vorgestellt hätte. Es geht weiter, er wurde von assyrischen Organisationen in Schweden gegen die türkische Regierung ins Rennen geschickt. Er gehöre zum "spalterischen" (assyrisch gesinnten) Mesopotamien Verein in Istanbul, der aus 40-50 Personen besteht. Diese Personen hätten keinen Kontakt zu den Syrern (in Istanbul). Die Überschrift lautet: Erol Dora ist nicht der Vertreter von uns (Syrern in der Türkei). – Gabriel Rabo
Abonnieren
Posts (Atom)