Dienstag, 23. Oktober 2012

A Car bomb Exploded in the New Syriac District in Aleppo


22.10.2012
Communiqué and Call for Prayers
Issued by the Syrian Orthodox Archbishopric of Aleppo.

http://farm1.static.flickr.com/55/126337863_8fd9cbfd2c.jpg

Aleppo: On Sunday 21st October 2012, a suicidal booby trapped car exploded early in the morning in the main roundabout of the New Syriac district. It left huge craters and a considerable amount of damage to the Bet Hasada’ Complex, a Syrian Orthodox’ charitable endowment, which includes an elderly Home, al-Kalima Grammar School and a Hospital. This is the second incidence, in less than twenty-four hours, to inflict suffering to our humanitarian institutions in Aleppo.

Thanks be to God, again that the damages sustained were only material and no precious lives were lost. Naturally, the fear, traumatisation and horror this explosion imposed on the vulnerable elderly, recovering injured, convalescing patients, and dedicated, overstretched medical staff of these institutions are incalculable.

We unreservedly condemn and deprecate the escalation of these armed manifestations, and all kinds of shelling and explosions that can only lead entrenched combatant brothers deeper  into this vicious circle of violence, devastation and death.

We also condemn and deplore the continuation of kidnapping, killings, demolition of infrastructure, heritages and the attrition activities aimed at the crippling of the local and national economy.

The status quo of this conflict is apparent and demoralizing as it can only spirals
to propagate the culture of anarchy, resentment and disunity, in a city which has never knowingly sustained such level of violence, destruction and decimation in its history. Until recently, we only knew affection, tolerance and a healthy co-existence of the people in our blessed city.

It is heartbreaking to helplessly witness our beloved Aleppo and other Syrian cities, villages and hamlets becoming battlefields and their systematic obliteration.

No one can raise the flag of victory over the heaps of such ruins and sacrilege.

Therefore, we wholeheartedly call on you all to join us in prayer in support of all internal and external efforts and endeavors to achieve a lasting Cease-fire. To pray for peace and re-consolidate our shaken pillars of harmony and trust, and to hold love, security and national unity as holy aims of our Syrian solidarity.

Let us hope that the blessed Eid al- Athha, will bring about truce and concord to all citizen and that Syria will be able to enjoy tranquility and calmness once again.

We wish that our homeland and all citizens will enjoy every Eid, the blessings of God and the graces of Peace.

Montag, 22. Oktober 2012

Süryani edebiyatı Türkçe’de

Kazım DOĞAN / FRANKFURT
22 Ekim 2012
Süryani edebiyatı Türkçe’de

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, Süryanilere ait yüzyıllık şiirleri Mardin Süryani Kadim Kırklar Kilisesi Ruhanisi Gabriel Akyüz’ün çevirisiyle Türkçeye kazandırdı.

‘Kutsal Ruhun Kavalı’ adıyla yayımlanan Süryani edebiyatı, zengin Anadolu kültürel mirasına iyi bir örnek. Bir süre önce Frankfurt Kitap Fuarı’nda da tanıtılan kitapla ilgili bilgi veren Gabriel Akyüz, “Süryanilerin çok teferruatlı, yazılı, geniş bir edebiyatı vardır. Süryaniler Hıristiyanlığa geçtikten sonra milattan önceye ait 800 yıllık eserlerini, ‘Çocuklarımız tekrar putperestliğe dönmesinler‘ diye yakmışlar. Elimizde o dönemden çok az örnek var. Keşke edebiyatımız bütün yönleriyle günümüze taşınsaydı. Milattan sonraki edebi eserlerimiz de dünyevi duygulardan çok, dinsel motifli ruhsal özellik taşıyor. Bakanlığın bizlerin edebiyatını da görmesini, yüzyıllardır barış içinde birlikte yaşayan insanların birbirlerini tanımalarını çok önemsiyoruz“ diye konuştu.
barış içinde birlikte yaşayan insanların birbirlerini tanımalarını çok önemsiyoruz“ diye konuştu.
hurriyet.com.tr

Samstag, 20. Oktober 2012

Kafro köyündeki Süryani mezarlığı bitişiğindeki arsada bulunan bir kadına ait kemikler kimsesizler mezarlığına gömüldü.

Arsada Bulunan Kemikler Kimsesizler Mezarlığına Gömüldü

Batman"ın Gercüş ilçesinde Süryani mezarlığı bitişiğindeki arsada bulunan bir kadına ait kemikler Gercüş Belediyesi tarafından kimsesizler mezarlığına gömüldü.
 
13 Ekim 2012 Cumartesi 10:28


Arsada Bulunan Kemikler Kimsesizler Mezarlığına Gömüldü

Gercüş ilçesi Arıca köyündeki Süryani Mezarlığı bitişiğindeki bir arsada 10 Haziran 2012 tarihinde kimliği tespit edilemeyen bir şahsa ait kemikler bulundu. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda kemiklerin yaklaşık 30 yıl ve daha önceki bir zamanda ölen bir kadına ait oldukları tespit edildi. Ölüm sebebinin belirlenemediği kadına ait kemikler cumhuriyet savcılığı tarafından kimsesizler mezarlığına gömülmek üzere tutanakla İlçe Belediyesi'ne teslim edildi. Belediye ekipleri, çuvalın içinde teslim aldığı ve bir kadına ait olduğu belirtilen kemikleri ilçe merkezinde bulunan Garipler Mezarlığı'na gömdü.
medya73.com

Süryani Lider Didim'deydi

22 Eylül 2012 Cumartesi 14:52

Süryani Lider Didim'deydi
İstanbul Kadim Kilisesi Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin Didim"i ziyaret etti. Ruhani Lider Çetin Belediye Başkanı Mümin Kamacı"yı ziyaret edip, Apollon Tapınağını gezdi.
İstanbul Kadim Kilisesi Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin Didim’i ziyaret etti. Ruhani Lider Çetin Belediye Başkanı Mümin Kamacı’yı ziyaret edip, Apollon Tapınağını gezdi.

İstanbul Kadim Kilisesi, İstanbul Ankara İzmir Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik vekili Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin yanında Süryani cemaati emekli protokol lideri Cebrail Akyön ve cemaat mensubu İbrahim Elden ile birlikte Didim’i ziyaret etti. Ziyarette Ruhani Lider Çetin’i Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı ve Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız karşılarken, Didim’de yaşayan Süryani vatandaşlarda ziyarete dahil oldu.

17. Didim Barış Şenliklerin “Dinler ve Medeniyetler Kardeşliği”ni konu almasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Süryani Lider, festival canlılığının İstanbul’a kadar ulaştığını belirterek Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı’yı tebrik etti. Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı ise Anadolu’nun inanç özgürlüne ev sahipliği yaptığını belirterek, “Anadolu yıllarca barışın beşiği oldu, bizde şenliklerde bunu hatırlatmak istedik” dedi.

“MÜSLÜMANLARLA YILLARCA İÇ İÇE BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇİNDE YAŞIYORUZ”

Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Lideri ve Patrik vekili Metropolit Filüksinos Yusuf Çetin, Ortadoğu’da ki savaş ortamına yönelik bir soruyu “Biz Süryaniler Ortadoğu’da Müslümanlarla yıllarca iç içe barış ve kardeşlik içinde yaşıyoruz. Bizim için insan kutsaldır. Soydaşını - ırkdaşını değil, insan kardeşini kendin gibi seveceksin. İnsanı sevmeyen Tanrı’yı sevemez. Tüm bu düşünceler içinde dünya barışı için dua ediyoruz” sözleri ile cevaplandırdı. Yeni Eğitim Sistemi ile ilgili ise “Umarım bu sistem hazırlanırken diğer dinlere mensup insanlarda düşünülerek yapılmıştır. Bu konuda hükümetimize güveniyoruz” şeklinde cevapladı.

Ruhani Lider, konuşmaların ardından Didim Apollon mabedini gezdi. Tapınağı ayrıntıları ile inceleyen Ruhani Lider Çetin, tapınağa hayranlığını ifade etti. Ziyaretin ardından Ruhani Lider Çetin Didim belediye Başkanı Mümin Kamacı’ya Süryaniliğin anlatıldığı bir kitap ile Süryani Cemaati tarafından 3 ayda çıkarılan bir derginin yeni sayısını hediye etti. Didim Belediye Başkanı Mümin Kamacı ise ziyaretin sonunda Süryani Lidere Didim’e ilişkin tanıtım görselleri ve Apollon Tapınağı’nın sütunlarının maketini hediye etti.
haberfx.net

Jandarma Genel Komutanlığı'ndan 'Süryani vatandaşlar' açıklaması

15/10/2012 16:59
Jandarma Genel Komutanlığı, Mardin'in İzbırak köyünden sorumlu karakol komutanının, Süryani vatandaşların müracaatlarını, terörü gerekçe göstererek yanıtsız bıraktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Jandarma Genel Komutanlığı'ndan 'Süryani vatandaşlar' açıklaması
ANKARA - Jandarma Genel Komutanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 13 Ekim tarihli bir gazetede, “İzbırak'ıp Giden Süryanilerin İşgal Çığlığı” başlığıyla yayımlanan haberde, “Mardin'in İzbırak köyüne dönen Süryanilerin yardım isteklerinin, karakol komutanı tarafından 'Terör var gelemem' denilerek yanıtsız bırakıldığı yönünde habere yer verildiği belirtildi.

İddianın incelendiği bildirilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“İzbırak köyü nüfusuna kayıtlı Süryani vatandaşların 3 Nisan 2012'de, İçişleri Bakanlığı'na verdikleri dilekçe ile arazilerinin işgal edildiği ve tehdit edildiklerini belirtmeleri üzerine, Midyat İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerekli adli tahkikat yapılmış ve 22 Mayıs 2012'de Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı 'na gönderilmiştir.
Söz konusu Süryani vatandaşlardan birinin 25 Temmuz 2012 tarihinde, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı'na, can güvenliği gerekçesi ile vermiş olduğu dilekçesine istinaden, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13 Eylül 2012'de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Yine Süryani vatandaşlar adına 11 Eylül 2012'de, Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı'na, kendilerine ait fıstıkların toplandığına dair şikayette bulunulması üzerine, Midyat İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gerekli adli tahkikat yapılmış ve 03 Ekim 2012 tarihinde Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiştir.”

Süryani vatandaşların müracaatlarına köyden sorumlu Anıtlı Jandarma Karakol Komutanı tarafından “Terör var gelemem” denilerek yanıt verilmediği iddiasının asılsız olduğu belirtilen açıklamada, müracaatlar üzerine gerekli işlemlerin yapılarak konunun ilgili makamlara iletildiği kaydedildi.

aa
radikal.com.tr

Dienstag, 16. Oktober 2012

In Berlin entsteht Trauerort für anatolische Völkermordopfer

"Ökumenische Gedenkstätte" auf dem Luisenkirchhof in Charlottenburg soll der 3,5 Millionen armenischen, aramäischen und griechischen Christen gedenken, die zwischen 1912 und 1922 von Ittihadisten und Kemalisten getötet wurden
 
16.10.2012
 
In Berlin fand am 13. Oktober die Weihefeier der künftigen "Ökumenischen Gedenkstätte" für die Opfer des Völkermords an Armeniern, Griechen und aramäischen Christen im damaligen Osmanischen Reich in den Jahren 1912-1922 statt. Die "Ökumenische Gedenkstätte" für die mehr als drei Millionen christlichen Opfer des Terrors zunächst der Jungtürken (Ittihadisten) und dann der Kemalisten wird auf dem evangelischen Luisenkirchhof III in Berlin-Charlottenburg errichtet werden. Bei der Feier am Samstag sprachen Amtsträger der armenisch-apostolischen, der syrisch-orthodoxen und der griechisch-orthodoxen Kirche Gebete.

Die künftige Gedenkstätte beruht auf dem Gestaltungsprinzip der "Einheit in der Vielfalt": In drei "Häuser" gegliedert, doch durch eine gemeinsame Gedenkinschrift vereint, wird sie unter anderem die Alphabete und religiösen Symbole der jeweiligen Volks- und Religionsgruppe enthalten. Darüber hinaus unterstreicht das Konzept, dass Armenier, Aramäer und Griechen in den letzten Jahren der osmanischen Herrschaft nicht nur millionenfach ihr Leben verloren haben, sondern auch ihre seit Jahrtausenden angestammte Heimat. Die verlorenen Herkunftsorte werden symbolisch ebenso in die Gedenkstätte einbezogen wie Sträucher und andere Pflanzen aus der Flora Armeniens, Kleinasiens und Nordmesopotamiens, die das Überleben und die Wiedergeburt verkörpern sollen. Vor der Gedenkstätte werden zwei Tafeln die Besucher über die geschichtlichen Hintergründe der Gedenkstätte informieren.

Die Fertigstellung der neuen Gedenkstätte wird bis zum 24. April 2015 angestrebt. Dieses Datum markiert den 100. Jahrestag jener Polizeiaktion gegen armenische Politiker, Wirtschaftstreibende und Intellektuelle in Konstantinopel, mit der 1915 die Vernichtung der Armenier eingeleitet wurde.

Der Vorsitzende der "Fördergemeinschaft für eine Ökumenische Gedenkstätte für Genozidopfer im Osmanischen Reich", Amill Gorgis, erinnerte daran, dass Anfang des 20. Jahrhunderts auf dem Staatsgebiet der heutigen Türkei mehr als fünf Millionen Christen lebten. Im Windschatten des Ersten Weltkriegs wurden mehr als drei Millionen armenische, aramäische und griechische Christen auf Anordnung der vom jungtürkischen "Komitee für Einheit und Fortschritt" (Ittihad ve Terakki) gestellten osmanischen Regierung vernichtet, bei Massakern, auf Todesmärschen und durch Zwangsarbeit.

Als in der zweiten Hälfte des 20. Jahrhunderts zunehmend Christen aus der Türkei sowie anderen Staaten des Nahen Ostens nach Deutschland gelangten, hätten sich unter diesen De-facto-Flüchtlingen viele Menschen befunden, die von Überlebenden des Genozids abstammen, so Gorgis. Sie alle habe das Bedürfnis geeint, an ihre ermordeten Vorfahren zu erinnern. Doch bisher hätten nicht nur in Berlin Orte gefehlt, an denen persönliche oder gemeinschaftliche Trauer möglich ist.

Nach einer wissenschaftlichen Konferenz zum Thema des Genozids im spätosmanischen Reich (Technische Universität Berlin, 2002) entstand das Organisationskomitee "Mit einer Stimme sprechen!", das 2008 die Initiative für einen ökumenischen Trauerort in der deutschen Hauptstadt ergriff. Dieses Vorhaben fand die Unterstützung der damaligen Bezirksbürgermeisterin von Charlottenburg-Wilmersdorf, Monika Thiemen, sowie der Gedenktafelkommission jenes Bezirks, der eng mit der armenisch-türkisch-deutschen Geschichte verbunden ist und in dem seit Jahrzehnten die beiden armenischen Gemeinden Berlins sowie eine der vier syrisch-orthodoxen Gemeinden der deutschen Hauptstadt ansässig sind. Durch die Vermittlung der Gedenktafelkommission des Bezirks wurde Kontakt zur Verwaltung des Luisenkirchhofs III hergestellt, die an prominenter Stelle - am Ende der Hauptachse des denkmalgeschützten Friedhofs - vier benachbarte historische Begräbnisstätten für einen Trauer- und Gedenkort zur dauerhaften Nutzung zur Verfügung stellte.

Von zusätzlicher Anziehungskraft ist dabei der Umstand, dass sich unweit das Grab eines Sohnes von Pfarrer Johannes Lepsius befindet. Lepsius, langjähriger Direktors der Deutschen Orient-Mission, ist durch seinen unermüdlichen Einsatz für die von Vernichtung bedrohten Armenier in die Geschichte eingegangen.

kathweb.at

Montag, 15. Oktober 2012

Süryani Metropoliti Griğoriyos Melki Ürek, Adıyaman Üniversitesi'ni ziyaret etti.



Metropolitten Üniversiteye Ziyaret

Adıyaman Süryani Cemaati Metropoliti Griğoriyos Melki Ürek, Adıyaman Üniversitesi'ni ziyaret etti.

13 Ekim 2012 Cumartesi 17:14
 
Metropolitten Üniversiteye ZiyaretMetropolitten Üniversiteye Ziyaret
Adıyaman Süryani Cemaati Metropoliti Griğoriyos Melki Ürek, Adıyaman Üniversitesi'ni ziyaret etti.
Adıyaman Süryani Cemaati Metropoliti Griğoriyos Melki Ürek, Adıyaman Üniversitesi'ni ziyaret etti.

Adıyaman Üniversitesi'ni ziyaret eden Adıyaman Süryani Cemaati Metropoliti Griğoriyos Melki Ürek ve beraberindeki Almanya Süryani Eğitim Grubu, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü'ye nezaket ziyaretinde bulunarak, iyi niyet temennilerini iletti.

Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette Metropolit Ürek Rektör Gönüllü'ye, Adıyaman Üniversitesi'nin gelişmesinden dolayı memnun olduklarını, üniversitenin daha iyi yere geleceğine inandıklarını belirtti.

Ziyaret için teşekkür eden Gönüllü de, üniversitelerin farklılıkların korunduğu, hoşgörü sahibi bireylerin yetiştirildiği kurumlar olduğunu dile getirdi.

Metropolit Melki Ürek üniversite onur defterini de imzalarken, ziyaretten sonra Ürek ve beraberindekiler, üniversite kampüsünü gezerek fakülte ve idari birimler hakkında bilgi aldı.

medya73.com