Mardin Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Süryani Sempozyumu başladı.
20.04.2012 | 17:57
MURAT AKGÜL
Erdoba Elegance Otel'de düzenlenen sempozyuma Mardin Artuklu
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, Mardin Vali Vekili ve
Yardımcısı Turan Erdoğan,
Türkiye'nin ilk Süryani Milletvekili BDP'li
Erol Dora, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Salibe Özmen, Turabdin
Metropoliti Samuel Aktaş, ABD'nin Adana Konsolosu Daira Darnell'in yanı
sıra Türkiye, Amerika, İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Belçika,
Hollanda, Norveç, Rusya, Gürcistan, İran, Lübnan, Hindistan, Çin ve
Japonya gibi ülkelerden 80'e yakın akademisyen katıldı.
Açılış konuşmasına 5 dilde yaptığı selamlama ile başlayan Rektör Omay,
sempozyumla Mezopotamya coğrafyasının bütün bileşenlerini yeni bir
anlayışla değerlendirmeyi, görünür kılmayı ve yeniden canlandırmayı
hedef edindiklerini söyledi. Türkiye'de bu alanda yapılmış en geniş
kapsamlı ve katılımlı sempozyuma üniversite olarak ev sahipliği yapmanın
memnuniyet verici olduğunu belirten Omay, "Süryaniler bilgi, düşünce ve
sanatın medeniyetler arası yayılımına neden olmuş, Anadolu
ve Mezopotamya coğrafyasına büyük katkılar sunmuş bir halktır.
Süryaniler, Mezopotamya topraklarının, Turabdin'in en kadim, en medeni
toplumlarından biridir.
5 binyıllık bir geçmişe ve Hz. İsa'nın ilk müminlerinden olma şerefine
sahip bir halktır. Ülkemizin tekamül safhası devam eden bu yeni
cumhuriyet döneminde bu toprakların en eski mukimlerinden olan
Süryanilerle ilgili bu çalışmaları yapmak bizler için bir görev, bir
borçtur.Bu aziz ve bilge halkla aynı şehri, aynı sofrayı paylaşmak, aynı
havayı teneffüs etmek, ilimin ve irfanın hepimizin ortak mirası
olduğuna inanan benim ve benim gibi düşünen her Mardinliyi, her
Türkiyeliyi mutlu ediyor. Süryaniler bu köklü ve zengin geçmişleri ile
insanlık tarihine ve onun muazzez bir unsuru olan İslam medeniyetine,
Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasına büyük katkıları olmuş bir toplumdur"
dedi.
SÜRYANİLERE DÖNÜŞ ÇAĞRISI
Konuşmasında Süryanilere anavatanlarına geri dönme çağrısı da yapan
Rektör Omay, "Bugün burada önemli bir davetiye yapmak istiyorum.
Dünyanın değişik yerlerine göç etmiş bütün Süryanilere ve diğer etnik
dini kimliklere sahip hemşehrilerimize şu çağrıda bulunuyorum. Mardin'e,
doğduğunuz, kendinizi ait hissettiğiniz bu topraklara geri dönün.
Süryani Kadim Patriği Kadasetli İğnatiyus Zakka 1. Iwas'a da şu davetimi
sunuyorum. Cumhuriyetimizin ilk zamanlarında yaşanan ihmal ve
hatalarımızdan dolayı Suriye'ye taşıdığınız patriklik merkezinizi tekrar
Mardin'e, bu topraklara taşıyınız. Başımızın gözümüzün üzerinde yeri
var" diye konuştu.
Üniversitede önümüzdeki dönemde Süryanice eğitim verecek olan Yaşayan
Diller Enstitüsü Başkanı Kadri Yıldırım ise, "Dillerin ve dinlerin şehri
Mardin'de, tarihinden kökünü alıp modern geleceğe yansıyan bir sosyal
bilimler üniversitesi olarak, şehrin kültürel zenginliğinin bilinciyle
hareket ediyoruz. Sadece bölgemiz değil, dünya kültürü açısından da
büyük öneme sahip olan Süryanilerin diğer kültürlerle ilişkileri
bağlamında bu sempozyumda incelenmesi, bu kültürle etkileşim içinde
şekillenen diğer kültür ve inançların da farklı bir bakış açısıyla ele
alınmasına katkı sunacaktır" dedi.
Bu arada davetiyelerde saat 09.30'da başlanacağı belirtilen sempozyumun
yarım saat gecikmeli başlaması üzerine ABD Konsolosu Daira Darnell
salonda tek başına beklemek zorunda kaldı. Açılış konuşmalarından sonra
oturumlara geçildi.
MİLLETVEKİLİ DORA: "BÖLGEDE GÜVENLİK SORUNU DÖNÜŞLERİN ÖNÜNDE ENGEL"
Sempozyuma katılan BDP'li Süryani Milletvekili Erol Dora, bölgedeki
çatışmaların Süryanileri tedirgin ettiğini ve bölgeye dönüşlerini
engellediğini söyledi. Dora, "Biliyorsunuz Süryaniler dünyanın bir
yanında yaşayan Mezopotamya'nın kadim bir halkıdır. Aynı zamanda bu
sempozyum, Türkiye'de değişim ve dönüşümlerin gerçek anlamda subut
bulduğu gerçekleştiğinin de bir göstergesidir. Bunu düzenleyenlere,
emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu aynı zamanda tekrar Süryani
halkının kültürünün Mezopotamya'da yeşermesi ve aynı zamanda bölgede
yaşayan bütün farklı etnik kimliklerin ve inançların birlikte
yaşamalarına da bir adımdır. Bu açıdan çok mutlu olduğumu söylemek
istiyorum" şeklinde konuştu.
Dora, Rektör Omay'ın patriklik merkezinin Mardin'e getirilmesi davetine sıcak baktığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biliyorsunuz cumhuriyetin başlangıcında patriğimiz Türkiye'de
1930'larda Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldı. Rektörün davetini olumlu
buluyoruz. Demek ki Türkiye kendi tarihi ile yüzleşme anlamında adımlar
atmaya yönelik yeni bir vizyona sahiptir. Biz bunu çok olumlu olarak
değerlendiriyoruz. Mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Bu bir
başlangıçtır. Süryaniler siyasi, ekonomik ve kültürel birçok
sıkıntılardan dolayı bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Ama şimdi
süreç değişiyor. Globalleşen dünyamızda artık bilişim çağında yaşıyoruz.
Eskiden kitaplar yasaklanıyordu
ama artık dünya demokratikleşiyor, özgürleşiyor. Tabii şimdi
eksiklikler vardır. Tabii ister istemez bölgede güvenlik sorunu vardır,
halen devam eden Kürt sorunu vardır, bölgede çatışmalar vardır. Bu da
Süryani halkını, bölgedeki halkı tedirgin ediyor. Bizim arzumuz bölgede
bütün halkaların barış içinde yaşayabildiği ve Avrupa'ya gitmiş şimdi
diasporanın içinde yaşamış olan Yezidiler, Süryaniler, Kürtler, Araplar
ve bu bölgeye ait olan Mıhalmiler hepsinin esas kendi anavatanlarında
birlikte yaşamaları bizim özlemimiz. Budur, istediğimiz budur. Bunun
gerçeklemesi için de çalışıyoruz"
"ANAYASA SÜRECİNİ SÜRYANİLER OLARAK ÇOK ÖNEMSİYORUZ"
Süryaniler olarak yeni anayasadaki beklentilerini de anlatan Dora,
"Anayasa sürecini Süryaniler olarak çok önemsiyoruz. Biliyorsunuz bir
komisyon kurulmuş ve her parti bu komisyona 3 üye vermiştir. BDP olarak
bizlerin de 3 üyesi şimdi komisyonda görev almakta.
Şu anda komisyon Türkiye'deki bütün kesimleri, STK'ları,
partileri dinlemektedirler ve Süryaniler'den de iki farklı grup, birisi
Avrupa'yı da içine alacak şekilde, ikincisi de Turabdin'de sayın
metropolitimiz Samuel Aktaş'ın da direktifleri doğrultusunda komisyona hem yazılı hem de sözlü olarak taleplerini
sundular. Biz bunu da çok önemsiyoruz. İlk defa Türkiye'deki bütün
farklılıklar, farklı inançlar davet ediliyor ve sizin talepleriniz
nelerdir, yeni bir Türkiye'de, çağdaş bir Türkiye'de hep birlikte
yaşamaya yönelik ve yeni sivil bir anayasanın yapılması bağlamında
atılmış önemli bir adımdır. Bizim umudumuz ve Türkiye'nin ihtiyacı olan
bütün Türkiye'deki vatandaşların, halkların, farklı etnik kimliklerin,
inançların sorunlarını çözümleyebilecek ve Türkiye'yi bir an önce Avrupa
Birliği'ne tam onurlu bir üyesi yapabilecek çağdaş evrensel sivil bir
anayasa yapılmasının umudu içerisindeyiz. Bekliyoruz, umutluyuz inşallah
bu gerçekleşir" diye konuştu.
METROPOLİT ÖZMEN: "SÜRYANİLERİN YÜZDE 90'I DIŞARIDA"
Mardin'de Paskalya ve Kutlu Doğum Haftası'nı kutladıkları bu haftada
Süryani Sempozyumu düzenlendiğini belirten Mardin-Diyarbakır Metropoliti
Salibe Özmen de, uluslararası hukuk çerçevesinde patriklik merkezinin
Turabdin bölgesine tekrar gelmesine destek verdiklerini söyledi.
Süryani patrikliğinin iki bin yol boyunca bu topraklarda olduğunu
hatırlatan Özmen, "Patriklik Antakya'da başladı, Malatya'dan Mardin'e
geldi. 13. asırdan 20. asra kadar Deyurrul Zafaran Manastırı'ndaydı.
Tabii ki Süryani toplumunun Turabdin bölgesinden göç etmesi, bizi hem
kilise olarak hem de toplum olarak büyük bir zaafa uğratmıştır.
Biliyorsunuz 1920'lerden sonra, 30'lardan, 60'lardan sonra özellikle
Avrupa ülkelerine göç etmeleri, şu anda yüzde 90'ları dışarıda olan
Süryani toplumunun Mardin'de sayısının az olması büyük bir sorun.
Dileriz ki önümüzdeki süreçte, ki başladı Allah'a şükür, son 7-8 yıldır
Avrupa ülkelerinden Turabdin bölgesine göç tersine olarak devam ediyor.
Kimisi evlerini restore ederek 3-4 aylığına geliyor, kimisi de kalıcı
olarak bölgeye geri dönüş yaptı. Umarız önümüzdeki süreçte bu sayı artar
ve bu şekilde Mezopotamya bölgesi Süryanilerin yerleşik merkezine olan
bölgeye dönüşür. Tabii Süryani halkı, Süryani Kilisesi, Süryani
Patrikliği Türkiye'nin önemli bir zenginliğidir. Tabii ki bütün
kardeşlerimiz de Kürtlerle, Araplarla, Türklerle güzel ilişkilerimizin
yanında şartlar el verirse tabii ki uluslararası bir hukukta yeri nedir
onu bilemeyiz ama Süryani Patrikliği'nin Turabdin bölgesine gelmesini
isteriz. Bu Türkiye için de çok önemlidir.
Geçen yıllara oranla şartlar, daha iyi güvenlik sadece Süryaniler için
değil bütün halklar için önemlidir. Dua ediyoruz ki bu kaygılar tamamen
ortadan kalkar. Süryanilerin yanında diğer bütün halklarla burada
hoşgörü ve kardeşlik içinde yaşarlar. Bu dili, bu kültürü korumak sadece
bizim görevimiz değildir. Büt iün kardeşlerimize, Araplara, Türklere,
Kürtlere de düşüyor" dedi.
Metropolit Özmen ayrıca, Mardin'deki hoşgörü ortamına dikkat çekerek,
"Mardinli olarak ve Türkiye vatandaşı olarak hakikaten bu sempozyumun
olması, Süryani dili ve edebiyatının bütün dünyada tanıtılıyor olmasının
hem Mardin'imizin hem de Türkiye'mizin geleceği için prestijine olumlu
katkısı olacağını düşünüyorum. Gördüğünüz gibi dünya çapında profesörler
gelmiş ve Süryani ve Süryanice'yi konuşuyorlar, anlatıyorlar. Bu
sempozyum Mardin için bir zenginliktir, şereftir. Süryaniler olarak
büyük bir onur içindeyiz. Bu sempozyumdan sonra Kutlu Doğum Haftası'nı
kutlamak üzere müftlüğün düzenlediği programda bir konuşma yapacağım.
İşte Mardin budur. Bu zenginlik hepimizindir" şeklinde konuştu.
Rektör Omay da, "Buranın kadim halkı, asıl haklarından biridir.
Dolayısı ile onların köylerine, kasabalarına, evlerine geri dönmeleri
bizim zenginliğimiz olacak, bizleri daha da mutlu edecektir. Kolay bir
şey değil tabii. Özellikle de onlar için bir çekim alanı olması için
Şam'daki patrik hazretlerini davet ettim aslı yerine. Bu daveti de resmi
konuşma vesilesi ile iletmiş oldum. Zaten Suriye'deki sıkıntılar,
politik sıkıntılardan dolayı bunun şartlarını oluşturmuş durumda.
Süryani kardeşlerimizin buradaki zenginlikleri, cumhuriyetimizi daha
kuvvetlendireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
3 gün sürecek olan sempozyum, Erdoba Elegance Oteli'nin konferans salonlarında eş zamanlı oturumlar şeklinde yapılıyor.
Erdoba Elegance Otel'de düzenlenen sempozyuma Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, Mardin Vali Vekili ve Yardımcısı Turan Erdoğan, Türkiye'nin ilk Süryani Milletvekili BDP'li Erol Dora, Mardin-Diyarbakır Metropoliti Salibe Özmen, Turabdin Metropoliti Samuel Aktaş, ABD'nin Adana Konsolosu Daira Darnell'in yanı sıra Türkiye, Amerika, İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya, Belçika, Hollanda, Norveç, Rusya, Gürcistan, İran, Lübnan, Hindistan, Çin ve Japonya gibi ülkelerden 80'e yakın akademisyen katıldı.
Keine Kommentare:
Kommentar veröffentlichen